“Her şey psikolojik.”
Bazen bu cümle küçümsemek için söyleniyor. Bazen gerçekten bir açıklama olarak kullanılıyor. Baş ağrısı yaşayan birine, sürekli yorgun hisseden birine ya da kaygı yaşayan birine sık sık aynı cevap veriliyor:
“Sen kafanda büyütüyorsun.”
Peki gerçekten öyle mi?
İnsan zihni yalnızca düşünceler üreten bir yapı değil. Aynı zamanda bedenimizi, kararlarımızı, korkularımızı ve hatta hissettiğimiz fiziksel ağrıları etkileyebilen karmaşık bir sistemdir. Bu yüzden “her şey psikolojik” sözü tamamen doğru olmasa da düşündüğümüzden çok daha büyük bir gerçeklik payı taşıyor olabilir.
İnsan Beyni Gerçeği Olduğu Gibi Görmez
Çoğu insan gözleriyle gördüğünü düşündüğünü sanır. Oysa aslında beyin, dış dünyayı olduğu gibi değil kendi yorumladığı şekilde algılar.
Aynı olayın iki insan üzerinde tamamen farklı etkiler bırakmasının nedeni budur. Bir insan kalabalık bir ortamda eğlenirken başka biri aynı ortamda yoğun stres yaşayabilir. Çünkü olay aynı olsa bile beynin yaptığı yorum farklıdır.
Psikolojide buna “algısal gerçeklik” denir. İnsan zihni geçmiş deneyimlere, korkulara, travmalara ve beklentilere göre dünyayı yeniden şekillendirir.
Yani bazen yaşadığımız şeyin kendisi değil, zihnimizin ona verdiği anlam bizi etkiler.
Beyin Fiziksel Acıyı Bile Değiştirebilir
İnsanların çoğu psikolojinin yalnızca duyguları etkilediğini düşünür. Oysa zihinsel durum fiziksel bedeni de ciddi şekilde değiştirebilir.
Yoğun stres altında mide ağrısı yaşayan insanlar vardır. Bazıları korktuğunda ellerinin titrediğini hisseder. Kaygı yaşayan kişilerde kalp çarpıntısı, nefes daralması ve baş dönmesi görülebilir.
Daha da ilginç olan şu: Beyin bazen olmayan bir acıyı bile gerçekmiş gibi hissettirebilir.
“Plasebo etkisi” adı verilen durum bunun en güçlü örneklerinden biridir. İnsanlar etkisiz bir ilacı gerçek sanarak kullandığında bile bazı belirtiler azalabiliyor. Çünkü beyin, inanılan şeyin bedende karşılığını oluşturmaya başlıyor.
Bu durum insan zihninin beden üzerindeki etkisinin sandığımızdan çok daha büyük olduğunu gösteriyor.
Modern Dünya İnsan Psikolojisini Sürekli Yoruyor
Geçmişte insanlar fiziksel tehlikelerle mücadele ediyordu. Günümüzde ise insanların çoğu zihinsel baskılarla mücadele ediyor.
Telefon bildirimleri, sosyal medya karşılaştırmaları, sürekli başarı baskısı, ekonomik kaygılar ve gelecek korkusu insan beynini neredeyse hiç dinlendirmiyor.
En büyük sorunlardan biri de beynin gerçek tehlike ile dijital stresi çoğu zaman ayırt edememesi. Sürekli olumsuz haber görmek ya da sosyal medyada kendini başkalarıyla kıyaslamak beynin stres sistemini aktif tutabiliyor.
Bu yüzden birçok insan fiziksel olarak yorulmasa bile tükenmiş hissediyor.
Düşünceler Gerçekliği Etkileyebilir mi?
Bu soru yıllardır tartışılıyor. Bazı insanlar düşüncelerin hayatı tamamen değiştirdiğine inanırken bazıları bunun abartıldığını düşünüyor.
Gerçek şu ki düşünceler doğrudan sihirli şekilde dünyayı değiştirmez. Ancak insan davranışlarını etkilediği için sonuçları değiştirebilir.
Kendine sürekli başarısız olduğunu söyleyen bir insan zamanla risk almaktan kaçınabilir. Sürekli kötü bir şey olacak korkusuyla yaşayan biri ise hayatı deneyimlemek yerine kendini korumaya çalışabilir.
Beyin zamanla tekrar edilen düşünceleri “gerçek” kabul etmeye başlar. Bu nedenle insanın kendi iç konuşması psikolojik sağlığı üzerinde büyük etkiye sahiptir.
İnsanlar Neden Sürekli Fazla Düşünüyor?
Modern çağın en büyük problemlerinden biri “overthinking”, yani aşırı düşünme alışkanlığıdır.
Beyin çözüm üretmek için vardır. Ancak sürekli belirsizlik yaşayan insanlar zihinsel olarak aynı düşüncelerin içinde dönmeye başlayabilir.
Bir mesajın neden geç geldiğini düşünmek, geçmişte yapılan bir hatayı tekrar tekrar analiz etmek ya da henüz gerçekleşmemiş olaylar için stres yaşamak beynin enerjisini tüketir.
İlginç olan ise beynin çoğu zaman gerçek sorunlardan çok ihtimallere tepki vermesidir.
Yani insan bazen gerçekleşmemiş olaylar yüzünden bile gerçek stres yaşayabilir.
Her Şey Psikolojik Demek Doğru mu?
Hayır. Her şey psikolojik değildir. Fiziksel hastalıklar, biyolojik problemler ve gerçek yaşam koşulları vardır. Ancak psikolojinin etkisi çoğu insanın düşündüğünden çok daha büyüktür.
İnsan zihni:
Ağrıyı artırabilir veya azaltabilir.
Korkuları büyütebilir.
İnsan ilişkilerini değiştirebilir.
Motivasyonu yok edebilir.
Bedensel belirtiler oluşturabilir.
Hayata bakış açısını tamamen değiştirebilir.
Belki de asıl gerçek şudur:
İnsan hayatındaki birçok şey tamamen psikolojik değildir ama psikolojiden bağımsız da değildir.
Çünkü insan yalnızca bedenden oluşmaz. Düşünceler, korkular, anılar ve bilinçaltı da hayatın büyük bir kısmını şekillendirir.
Ve bazen insanın en büyük savaşı dış dünyayla değil, kendi zihniyle olur.

0 Yorumlar